|

Yıl 1996 İzmir/Narlıdere'de otururken bizim Hamal Köyünden Hasan Karapınar'ı ziyaret etmek istedim.
Yiğenim Yakup'la beraberTeleferik'in doğrultusunda olan yüksekliğe çıkmamız gerekiyordu.Koyulduk yola.Evine vardık kapısı kilitliydi.
Komşulara sorduk Hasan Karapınar nerede diye.
Cem var, ilerde ki eve varın orada Cem de bulabilirsiniz onu dediler. Vardık Cem yapılan eve,bir hayli kalabalıktı.
İçeriye vardım Gürgür dede Cem yürütüyordu.Gürgür dede posta oturmuş konuşuyordu.
Niyaz için yanına vardım,beni görünce,işte Post sahibi geldi diyerek ayağa kalktı.Otur dede dedim postuna niyaz eyledim.
O gün Gürgür dedeyi son kez gördüğüm olacaktı.
Yıllar sonra Ayhan Aydınla reportaj yapmışlar,site gereği araştırma yaparken o reportaja takıldım.Ayhan Aydın'la görüştüm,siz reportaj yaparken bazı
hatalar olmuş niye düzeltilmemiş dedim. Kendisi ''ben nerede bilebilirim, bana anlatılanı internete aktardım'' dedi.
Alvar sitesi bu yazıları sitelerine aktarmıştı.Mektup yazdık, bilgileri düzeltin diye oralı olmadılar. Yazı hala yanlışlıklarla internet'te dolaşmakta.
Yanlışlıklar hala paylaşılmakta...
Ayhan Aydın'ın Gürgür Dede ile yaptığı söyleşide geçen yanlışlıklarda bir bölüm;
''Peki, Şah İbrahim Veli hakkında neler biliyorsunuz? Neler anlatılır? Kendi ocağınız hakkında bilgi verir misiniz?
Piriniz var mı? Varsa, kimdir?
Pirimiz, Sultan Yusuf evlâtlarından, Dede Kargın evlâdı.
Mürşidiniz kim?
Garip Musa.
Peki, Şah İbrahim Veli hakkında neler biliyorsunuz? Neler anlatılır? Kendi ocağınız hakkında bilgi verir misiniz?
İmam Hasan, İmam Hüseyin, İmam Ali, İmam Zeynel, İmam Bakır, İmam Cemal, İmam Cafer, İmam Musa-i Kâzım. Musa-i Kâzım’ın oğlu Emir Kâzım Hamza,
Emir Muhammed Kâzım, Ahmet El Arabi, Muhammedtin, İsmail, Şeyh Safi, Sedirettin, Kudbettin, Şeyh Salih, Emrettin çelebi, Sechettin, Şah Ali, Şah Veli, Şah Hüseyin,
Cafer Ağa, Mustafa Ağa, Şah İbrahim Veli... Hepsi oradan geliyor.''
diye devam eden bu söyleşide Silsilede yanlış, Pir Mürşid Kavramları da yanlıştır.
Şah İbrahim Veli,Erdebil Ocağı'nın Piridir,Post sahibidir. Erdebil ocağının Ne piri Dede Karkındır nede Mürşidi Garip Musa dır. Bu bilgiler Osmanlılar zamanında
yazılan Osmanlı Propoganda kitabı Velayetname de kısmen geçmektedir.
Söz konusu, Dede Garkın ile Çoban İbrahim arasında geçen tartışmadır.Bu olayın Erdebil Pirleriyle asla ilgisi yoktur.Şah İbrahim Veli Ocak mensupları 16.yüzyılda Erdebilden
( Güney Azarbaycan) Anadoluya göç etmişlerdir.Birkaç yerlere yerleşmiş,en son merkez olarak bilinen Hekimhan/Mezirme'yi yurt edinmişler.
Bu konulara daha önce 'Şah İbrahim Veli'nin Kimliğine Dair 1-2 '' yayınlamıştık.Kısaca tekrar değinmek istiyorum.
Dede Garkın ve Şah İbrahim'lilerin biribirine yakın olduğu kadar bir başka ocak birbirlerine bu kadar yakın değildir.Ancak bazı yanlış beyanlar bu bağlılığa gölge düşürmekteler.
Dede Garkın Menkıbesi kaynak olarak gösterilip,kulaktan duyma bilgilerle Ocağımız, Şeyh İbrahim Hacı Ocağı olarak tanıtılmaya çalışılmaktadır.
Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi 30. sayıda Hacı Yılmaz ile birlikte yazdığı ''Şah İbrahim Veli Ocağı üzerine yeni bilgiler''de Ocağa ait ilk şecere olan 1620 tarihli Kerbela'daki Hacı Bektaş tekkesinden Şah Hüseyin'e verilen belgedeki soy kütüğünde adı geçen Şeyh İbrahim'in Ocağın ilk temsilcisi olarak değerlendirildiğini,1400' lü yıllarda yaşadığını ve bu belgede geçen Mustafa oğlu Şah Kulu'nun yaşadığı dönemin 1560' lı yıllara isabet ettiğini, Şah Kulu'nun isim olarak Erdebil dergahına bağlılığı ifade eden bir ad olup, Dede Garkın Ocağı ile Şah İbrahim Veli Ocağı arasında sıkı bir dostluk ilişkisi olduğunu ( s.24-25 ) belirtmesine karşın, 13. yüzyılda (1201-1300 ) yaşamış olan Şeyh İbrahim Hacı'nın Ocağın kurucusu olarak gösterilmesine her hangi bir müdahalede bulunmamaktadır.
Hamza Aksüt'de Veli’ sıfatlı bir Piri Dede Garkın ocağının halifesi yaparak Şah ve Veli ünvanını da silme çabasını sürdürmektedir.Bu konuda söz konusu kanaldan defalarca söz hakkı istenildiği halde eleştirilerimiz göz ardı edilerek istemimiz dikkate alınmadığı gibi Tv kanalı bununla da yetinmeyip Dede Garkın Ocağı üyesini konuk etmiş, bu kişi de Hamza Aksüt'ün görüşü doğrultusunda Şah İbrahim Veli Ocağı ile Ali Seydi Ocağını Dede Garkın Ocağına bağlamıştır.Oysa, aynı Ocak üyesi Ahmet Rıza Kargın Dede, Seyit Ali Sultan ( nam-ı diğer Kızıl Deli ) ki onların eli de Dede Garkın'dadır demektedir. ( bkz: Rahime Kışlal, Ali Yeşilyurt-Dede Kargın Şiirler s.126) Bu durumda Hamza Aksüt'ün, Şah İbrahim Veli Ocağının musahibi Ali Seydi Ocağıdır.Ali Seydi Ocağının Piri Dede Garkın Ocağıdır.Bu durumda Şah İbrahim veli Ocağının Piri de Dede Garkın Ocağı olmak zorundadır.Görüşü doğru değildir.Çünkü Ali Seydi ile Seyit Ali karmaşıklığını, Dede Ocakları statüsü yöntemini kullanarak çözmeye çalışmaktadır. Oysa, kendisininde belirttiği gibi bu yöntem pek güvenilir değildir.Zira Ali Seydi Ocağı üyeleri, Ali Seydili yani Seyit Ali Sultan (Kızıl Deli ) Ocağından olduklarını söylemekte,ahiret kardeşlerinin Şah İbrahim Veli Ocağı olduğu konusunda görüş birliği içinde bulunmaktadırlar.(bkz: Hamza Aksüt,Ali Seydi ve Seyit Ali Ocakları, G.Ü.H.B.V.A.D. sayı 31
Dileyenler daha detaylı bu konuyu www.sahibrahimveli,Şah İbrahim Vel'nin Kimliğine Dair 1 ve 2 yi inceleyebilirler.
Bu günlerde Alvarı tanıtmak,Mezirme de Sempozyum yapmak için öğretmenler,araştırmacılar,
Akademisyenler den oluşan,Azarbaycan dan, Avrupa dan bir heyet geldi,Alvarı ve Gürgür
Dedenin mezarını ziyaret ettiler.Ama malesef bu yanlışlığı düzeltmeden Mezirmeye geri döndüler...
Umarım bu tarihi yanlışlığı aileleri bir gün bir bilene danışarak düzeltirler...
|