|
Müfüd Yüksel'den Alevi Pirlerine Yam Yam Tanımlaması |
|
|
|
|
Cuma, 20 Şubat 2009 14:41 |
Sayın Müfit Bey
Ekopolitik PANEL-Müfid Yüksel:" Toplumsal ve Siyasal Boyutlarıyla Dünden
Yarına Alevilik-Bektaşilik" isimli yazınızı üzülerek okumuş bulunuyorum.Bundan daha iyi tarihi yanıltmaya dayalı bir yazı olamaz.Kendi fikrinizi Tarhi gerçekler gibi yaymanız insanlar arasında ciddi uçurumlar açacağı gerçektir.Umarım bu maksatlarınıza kimse alet olmayacaktır.
Yazınızdan alıntı ( 1)
''İran’daki Şiilik olayı tamamen Safevi Devleti’nin yükselip zor ve kanla Şiiliği yaklaşık yüz yıllık bir süre zarfında kabul ettirmesinden kaynaklanmaktadır''.
Bu ne demek oluyor Müfit Bey,Umarım bir gün Osmanlı tarihini yazarsınız ve Katliyam dolu Osmanlı tarihi yazarken,biz Alevilere edilen kanlı zulmü de dile getirirsiniz ve ahlaksızca namussuzca çıkartılan mum söndü fetvasına da karşı gelirsiniz.Bir İslam olana böyle fetvaların yakışmayacağını umarız dile getirirsiniz.
Yazınızdan Alıntı (2)
''Safevi ailesinin başlangıcı Şeyh Safiyüddin Erdebili’ye dayanmaktadır. Erdebili’nin soyu Kuzey Irak’taki bir Kürt ailesine gitmektedir. Bu kişi kısa zamanda Erdebil’de büyük bir mürit kitlesi topluyor''.
Yalandır ve burada ne kadar saygın olduğunu ortaya seriyor;kişi dediği Alevilerin Buyruk'unu
yazan Pirimiz Şeyh Şah Safüyeddün Erdebilidir,ve aslı Türk olup Pirimize Civanı Tork,Piri Türkan ve Yusuf yüzlü derlerdi. Saffetü’s-Safa yı tekrar okumasını diliyorum.Ahmet Kesref Kürtlük iddiasında bulunmuştur ama hatasını anlayıp yanılgısını da bildirmiştir.Umarım Müfit bey bu sevdanızdan vazgeçer,gerçekleri birgün yazarsınız..
Müfit bey, sadece yukarıda belirttiğim noktalar da bir sevdaya kapılmamışsınız, içinizdeki kinle hakaret edemezsiniz.Siz gerçekten satır satır tarihe vurgun yapmışsınız.
TARİH yazmak, TARİH yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen HAKİKAT, insanlığı şaşırtacak bir hal alır.
Ali Akın
Sayın Ali Akın, Yazdığınız Hususlara Şu Cevabı Veriyorum. Alevi-Kızılbaş topluluklarına yapılan zulüm ve haksızlıkları bugüne kadar hep dile getirdim. 17 yıldır Alevilik-Bektaşilik üzerine en üst akademik tarzda çalışan bir kimse oarak bunlardan habersiz gibi yansıtmanız doğru değil. Şu an Alevilik-Bektaşilik konusunda Arşiv belgeleri de dahil çok az kimsede bulunabilecek bilgi kaynaklarına sahibim. Dolayısıyle, Özelliklfe 16. Yüzyılda Osmanlı-Safevi sıcak çatışmalarının yaşandığı dönemde Alevi-Kızılbaş topluluklarına yönelik haksızlık ve zulümleri belgelerine kadar bilmekteyiz. Evet, İran coğrafyasında Şiilik, Safevilerin kan ve ateşi ile zorla yayılıp hakim kılındı. Her nakadar Osmanlıların Alevi-Kızılbaş topluluklarına, Safevileri bahane ederek zulmetmesini, Kuyucu Murat Paşa'nın zulümlerini hiçbir şekilde onaylamazken, aynı zamanda kan içici, yamyam Safevi vahşetini de gözardı edemeyiz. Safevilerin hunharca katlettiği 100.000'e yakın Sünnî Kürd'ün durumuna ne diyeceksiniz. Şeyh Safiyuddîn Erdebil'de doğup büyümüş olmasına, anadilinin Türkçe olmasına karşın Safvetu's-Safâ'nın bilinen en eski yama nüshasında, soyu Kürtlere dayandırılmaktadır. Farsça Kitaptaki ifâde aynen şöyle:
باب اوّل. در ذكر احوال ابتدای حال شیخ صفی الدِن قدّس الله سرّه مشتمل بر یازد ه فصل
فصل اوّل. در ذكر نسب شیخ قدّس سرّه شیخ صفی الدین ابوالفتح اسحق ابن الشیخ امین الدین جبرئیل ابن الصالح قطب الدین ابوبكر ابن صلاح الدین رشید ابن محمد الحافظ لكلام الله ابن عوض ابن پروز= فیروز= الكردی السنجانی رحمة الله علیهم.
Tercüme:
"Birinci Bâp: Şeyh Safiyuddîn (KS.) ahvâlinin başlangıcının zikredilmesi, 15 Faslı müştemildir.
Birinci Fasıl: Şeyh (KS.)'nin nesebi hakkındadır.
Şeyh Safiyuddîn Ebu'l-Feth İshak İbn Eş-Şeyh Emînuddîn Cibrîl İbn Es-Sâlih Kubbuddîn Ebubekir İbn Salâhuddîn Reşîd İbn Mehammed-Kur'ân-ı Kerîm Hâfızı- İbn İvaz İbn Perviz (Fîrûz) El-Kürdî Es-Sincânî"
(İbn Bezzâz Tevekkulî Bin İsmaîl Bin Hacı El-Erdebîlî, Safvetu's-Safâ, Süleymaniye (Ayasofya) Kütüphanesi, No: 3099, Varak: 6b)
Burada dip dedesi Perviz (Fîrûz) için El-Kürdî Es-Sincânî-Sincanlı Kürd- lakabı kullanılmaktadır. Sincan, Irak Kürdistanında dağlık bir bölgenin adı olup Zaho ile Musul arasında yer almaktadır. Pervîz ise Şeyh Safiyuddîn'in dedelerinden olup, bu soydan Erdebil'e gelip ilk yerleşen kimsedir. Erdebil yöresinde konuşulan dil bugün dahi Türkçedir. Dolayısıyla aile Erdebil'e yerleştikten sonra anadillerinin zamanla türkçeleşmesi, Şeyh Safiyuddîn ve ardılların ın ana dilinin Türkçe olması gayet doğaldır. Nitekim aile Ehl-i Sünnete bağlı, Şafii bir aile iken Şeyh Cüneyd'le birlikte zamanla 12 İmam şialığını kabul edip, benimsemişlerdir.
Şimdilik bu kadar ,daha başka sorularınız olursa hepsine cevap verebilirim.
Selamlar,
Müfid Yüksel
|
|
Cuma, 20 Şubat 2009 20:19 tarihinde güncellendi |