top
logo

English Arabic German Turkish Persian

Mehmet Çelik Dede Şiirleri PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 27 Ekim 2007 18:35

 

 MEZİRME KÖYNÜN MANEVİ ZENGİNLİĞİ, ŞÖHRETİNİ YÜKSELTEN ŞİİR.

Şah İbrahim dergahı belli nazarı
Dertlilere derman olan Mezirme
Arifler aşıklar beyan pazarı
Şöhreti dillerde olan Mezirme.

Katar katar ziyaretçisi geliyor
Koyun kuzu irfanında yeniyor
İhlaslı gelenler şifa buluyor
Cansızlara canlar olan Mezirme.

Karadirek nişandır gerçek veliden
Severiz gerçeği canı gönülden
Aslımız geliyor o yüce soydan
Aslı nesli pak olan Mezirme.

Atalar doğru yolu sere gelmişler
Çevre yana rahmet nuru saçmışlar
Eli ele verip hakkı bulmuşlar
İnsanlığa rehber olan Mezirme.

Ballıkaya'sının balı akınca
Koyun kuzu yaylalara çıkınca
Gülü, reyhanı mor menekşe açınca
Burcu burcu gülü kokar Mezirme.

Gevheri yemenli kalem elinde
Arzuhal yazardı hakkın yolunda
Sefil Mehmet derki halkın dilinde
Dertlilere derman olan Mezirme.

 

 MANSİYON ÖDÜLÜ ALDIĞIM ŞİİRLER

HAK ŞAİRİ

Hak nazar eylemiş Aşık Yunus'a
İlhamı haktandır Yunus Emre'nin
Aşk ile örülmüş onun yuvası
Sözler pınarolmuş Yunus Emre'nin

Özüyle sözüyle hem demokrasi
Doğruluk fazilet onun aynası
Asırlar elinde geliyor sesi
Aşıklar sazında Yunu Emre'nin

Biz fikir adamı belli sözünde
İnsanlığı gösterirdi özünde
Biz gidelim o şarin özünde
Rehberliği kabul Yunus Emre'nin

Şairlere vermiyordu sırayı
Gönülde sildi kin kibri karayı
Yanar aşk çırası hakkı arayı
Aydınlık kalbinde Yunus Emre'nin

Eşitlik kardeşlikti tüm amacı
Ayrım yapmaz severdi kardeşi bacı
Gece gündüz Allahına duacı
Müminlik şanında Yunus Emre'nin

Taptuk emredende aldı bir ışık
Özünü bağladı hem oldu ışık
İlim ona o ilme yapışık
İyi niyeti var Yunus Emre'nin

Sefil Mehmet söyler Yunus'a sözü
Yaşlamı boyunca o güler yüzü
Hakka bağlamıştır Türklüğün özü
Özü Türk sözü Türk Yunus Emre'nin.

 

NASRETTİN HOCANIN MİZAHLARI

Bir kişi hocan eşek istedi
Hoca cevap verdi eşek yok dedi
Ahırdan haberle eşek ses verdi
Eşeğe bakma bana inan dedi

Hoca geldi göl kenarın gezmeye
Başladı göle damızlık çalmaya
Görenler başladı hemen gülmeye
İş bu damızlık tutarsa dedi

Günlerden birinde şehre gidiyordu
Çocuklar toplanıp herşey istiyor
Bir çokcuk düdük parası verdi
Para veren düdüğü çalar dedi

Komşu birgun urgan ip dedi
Hoca Be'can ipe un serdim dedi
Komşu ipe un serilmez ya dedi
Hoca gönlün olmazsa serilir dedi

Hoca oğluna git su getir dedi
Destiyi vererek bir tokat vurdu
Vatandaş hocadan vuruşun sordu
Hoca kırmadan vurmak doğru dedi

Hoca su kuyusunun başına vardı
O Ay'ın kuyuya düştüğüne gördü
Çıkrık ipi kopup sırt üstü yattı
Ayı gökte gördü çıkardım dedi

Bu sırada yol düz tarlaya girdi
Ceviz ağacının altına durdu
Tevek arasında karpuzu gördü
Şu zayıf otta ne büyüklük dedi

Hoca cevize baktı meyve ufak
Teveğe bir baktı meyve çok büyük
Bunlar birbirine olmadı layık
Hoca fikre daldı ne iş dedi

İşte Hoca böyle Hikmet aradı
Karpuz büyük cevizi ufak buldu
Daldan ceviz düşüp burnuna vurdu
Yarab sen yanlış iş yapmazsın dedi

Sefil Mehmet eleştir sen hocayı
Sözlerini eder yoksulu bayı
Sende söyle onu gezme hevayı
Bizleri ananlar şad olsun.

Mehmet Çelik Dede ( Sefil Mehmet )

Pazar, 28 Ekim 2007 23:05 tarihinde güncellendi
 

Giriş Formu



Paylaş

Facebook MySpace Twitter Digg Delicious Stumbleupon Google Bookmarks RSS Feed 

Beni Twitter`da takip et

bottom

Temel Güç Joomla!. Designed by: Joomla Theme, what is multiple dns. Valid XHTML and CSS.

Bu sitede kullanılan yazılar, resimler veya görüntüler izin alınmadan KOPYALANAMAZ veya KULLANILAMAZ.
Copyrights © 2012 WWW.SAHİBRAHİMVELİ.COM, Tüm hakları saklıdır.