|
MEZİRME KÖYNÜN MANEVİ ZENGİNLİĞİ, ŞÖHRETİNİ YÜKSELTEN ŞİİR. Şah İbrahim dergahı belli nazarı Dertlilere derman olan Mezirme Arifler aşıklar beyan pazarı Şöhreti dillerde olan Mezirme. Katar katar ziyaretçisi geliyor Koyun kuzu irfanında yeniyor İhlaslı gelenler şifa buluyor Cansızlara canlar olan Mezirme. Karadirek nişandır gerçek veliden Severiz gerçeği canı gönülden Aslımız geliyor o yüce soydan Aslı nesli pak olan Mezirme. Atalar doğru yolu sere gelmişler Çevre yana rahmet nuru saçmışlar Eli ele verip hakkı bulmuşlar İnsanlığa rehber olan Mezirme. Ballıkaya'sının balı akınca Koyun kuzu yaylalara çıkınca Gülü, reyhanı mor menekşe açınca Burcu burcu gülü kokar Mezirme. Gevheri yemenli kalem elinde Arzuhal yazardı hakkın yolunda Sefil Mehmet derki halkın dilinde Dertlilere derman olan Mezirme. MANSİYON ÖDÜLÜ ALDIĞIM ŞİİRLER HAK ŞAİRİ Hak nazar eylemiş Aşık Yunus'a İlhamı haktandır Yunus Emre'nin Aşk ile örülmüş onun yuvası Sözler pınarolmuş Yunus Emre'nin Özüyle sözüyle hem demokrasi Doğruluk fazilet onun aynası Asırlar elinde geliyor sesi Aşıklar sazında Yunu Emre'nin Biz fikir adamı belli sözünde İnsanlığı gösterirdi özünde Biz gidelim o şarin özünde Rehberliği kabul Yunus Emre'nin Şairlere vermiyordu sırayı Gönülde sildi kin kibri karayı Yanar aşk çırası hakkı arayı Aydınlık kalbinde Yunus Emre'nin Eşitlik kardeşlikti tüm amacı Ayrım yapmaz severdi kardeşi bacı Gece gündüz Allahına duacı Müminlik şanında Yunus Emre'nin Taptuk emredende aldı bir ışık Özünü bağladı hem oldu ışık İlim ona o ilme yapışık İyi niyeti var Yunus Emre'nin Sefil Mehmet söyler Yunus'a sözü Yaşlamı boyunca o güler yüzü Hakka bağlamıştır Türklüğün özü Özü Türk sözü Türk Yunus Emre'nin. NASRETTİN HOCANIN MİZAHLARI Bir kişi hocan eşek istedi Hoca cevap verdi eşek yok dedi Ahırdan haberle eşek ses verdi Eşeğe bakma bana inan dedi Hoca geldi göl kenarın gezmeye Başladı göle damızlık çalmaya Görenler başladı hemen gülmeye İş bu damızlık tutarsa dedi Günlerden birinde şehre gidiyordu Çocuklar toplanıp herşey istiyor Bir çokcuk düdük parası verdi Para veren düdüğü çalar dedi Komşu birgun urgan ip dedi Hoca Be'can ipe un serdim dedi Komşu ipe un serilmez ya dedi Hoca gönlün olmazsa serilir dedi Hoca oğluna git su getir dedi Destiyi vererek bir tokat vurdu Vatandaş hocadan vuruşun sordu Hoca kırmadan vurmak doğru dedi Hoca su kuyusunun başına vardı O Ay'ın kuyuya düştüğüne gördü Çıkrık ipi kopup sırt üstü yattı Ayı gökte gördü çıkardım dedi Bu sırada yol düz tarlaya girdi Ceviz ağacının altına durdu Tevek arasında karpuzu gördü Şu zayıf otta ne büyüklük dedi Hoca cevize baktı meyve ufak Teveğe bir baktı meyve çok büyük Bunlar birbirine olmadı layık Hoca fikre daldı ne iş dedi İşte Hoca böyle Hikmet aradı Karpuz büyük cevizi ufak buldu Daldan ceviz düşüp burnuna vurdu Yarab sen yanlış iş yapmazsın dedi Sefil Mehmet eleştir sen hocayı Sözlerini eder yoksulu bayı Sende söyle onu gezme hevayı Bizleri ananlar şad olsun. Mehmet Çelik Dede ( Sefil Mehmet )
|