top
logo

English Arabic German Turkish Persian

Şah İbrahim Veli Ocağı Secere Örnekleri Analizi PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 10 Kasım 2007 23:09

 

ŞAH İBRAHIM VELİ OCAĞI SECERE ÖRNEKLERİ VE ANALİZİ

Ali Akın


Şah İbrahim Veli Ocağı dedeleri, 1620 senesin de secerelerini Kerbela’da Hacı Bektaş Dergahından almış gözükmektedir.Hacı Bektaş Dergahı o zamanlar Erdebil Dergahından sonra ikinci planda idi.

 

 

Dünya da hic bir benzeri görülmemiş olan,Erdebil Ocağına Milyonlarca Mürüdü, Dünyanın dörtbir yanından Hiristiyani, Budisti,Hinduisti,Müslümanı,hangi ırk hangi Dinden olursa olsun akıp gelmişlerdir.Erdebil Ocağının kurucusu Pir-i Türkan Sultanu’l-evliya ve burhânu’l-asfiya Şah Safüyeddün İshak Erdebili ( Şah Safi) Pir olarak kabul edilmiştir.

Erdebil Ocağndan alınan belgeler Osmanlı Devleti tarafından kabul ediliyordu.Osmanlı Devleti de Erdebil'e bağlılğını belirtmiş ve her yıl, Yavuz Sultan Selim zamanına kadar Çerağı akçe adı altında hediyeler göndermiştir.

Ancak, ikinci Kerbela facıyası Çaldıran savaşından sonra Alevi halkının Erdebil dergahı ile bağları kopartılmaya çalışıldı. Nitekim öyle de oldu. Savaş taktiği olarak Erdebil Şah'larına ve ona bağlı olanlara aklın ve mantığın alamıyacağı, yüz kızartıcı iftiralar edildi ve fetvalar çıkarıldı. Erdebil dergahı mensuplarına ve alevilere yeni bir ad takılmıştı, Rafızi,Sapık düşünceli,Mum söndüren...

Alevi toplumunun kimisi fetvaların ve iftiraların getirdiği yorgunluğu, gayrı dağlara yaslamıştı, kimisi de Şah'ın yolunu tutmuştu.

Alevilerin dillerine kemik vuruldu. Artık Kerbela faciyasının sessizliği dönmüştü. Alevi toplumunun dili ancak (48 Cuma ibadeti) perşempe akşamından Cuma sabahına kadar Cem'lerde Seyyid Dedelerin Cemi mühürleyip, mızrabın tellere sır verip, Şah Hatay-ı Sultanın tevhit sözleriyle,duaz-imam,deyiş,gülbang ve miraçlamalarıyla çözülüyordu.

(Aleviler Cemlerini,Erdebil süreğini 48 Cuma Menakıbı Şah ibrahim Veli'de belirtildiği gibi gizli uyguladılar ve hala bu şekilde devam etmektedir.)

Artık Erdebil dergahından alınacak herhangi bir belgenin Osmanlı devleti tarafından kabul görmeyeceği gibi aynı zamanda sakıncalı görülmesinden dolayı Mezirme’li Safevi soylu Dedeler, belgeyi Hacı Bektaş Dergahından almışlardır.Gazi Ünüversitesince yapılan araştırmaların sonucu da aşağıda görüleceği gibi, hemem hemen bu düzeydedir.

’’Bu belgeleri veren dört büyük merkez vardı. Bunlardan birincisi Erdebil Dergahı ki Şah İsmail’e kadar bu Dergahın verdiği belgeler Osmanlı Devleti tarafından da kabul edilmekteydi. Hatta Osmanlı Padişahları yıllık bütçelerinden bu dergaha tahsisat ayırmışlardı. Çaldıran Savaşı ve sonrasında gelişen olaylar Osmanlı Devleti ile Erdebil Dergahı arasındaki ilişkiyi kopardı. İkinci Dergah Hacı Bektaş İlçesindeki Hacı Bektaş Dergahı idi. Bu dergahın verdiği icazetname ve şecereler resmi belge kabul edildiği gibi, Alevi ve Bektaşi topluluklar tarafından saygıyla anılıyordu. Üçüncü merkez ise yukarda belirttiğimiz ve bu belgenin alındığı Kerbela’da Hacı Bektaş Dergahı idi.

Burada bütün Seyyitlik şecereleri ve defterlerinin kayıtları bulunuyordu. Dördüncü merkez ise, İstanbul’da bulunan Nakibü’l Eşraflık kurumu idi ki, bu kurumda bir bilimsel inceleme sonunda özellikle Seyit ve Şerifler için soy şecerelerinin onaylandığı bir merkezdi. Bu merkezin onayladığı şecereler için Osmanlı Devletinin son dönemlerine kadar maaş bağladıkları bilinmektedir. Yine bir detay bilgi olması bakımından bu belgelerin ilk defa Alaaddin Keykubat tarafından onaylandığı ve hatta bu belgelere göre yayla ve yerleşim alanlarının düzenlendiği bilinmektedir.’’ Gazi Ünüversitesi Hacı Bektaş Veli Araştırma dergisi/Şah İbrahim Veli Üzerine Yeni Bilgiler Sayı 30,s.23

 

Secerede Geçen isimler 1560 yılı Vergi Nüfus listesiyle uyuşmaktadır.örnek olarak Şah Kulu’nun babası Mustafa gecmektedir.1620 senesinde alınan secere ile 1560 yılı Vergi Nüfus listesi uyuşmaktadır.Bu belgeler,Şah İbrahim’lilerin Safevi Türk soyu mensupları olduklarının belgesidir.Şah Veli dede ile ilgili bir eski kaynak söylenceye göre ise Şah Veli’nin Şah İbrahim Veli’ den 200 sene sonra Mezirme’ye ayak basacağdır.

Şah İbrahim Veli’nin 1400 ler de Timur ile Anadolu’ya geldiği blinmektedir.Bu anlatımlarla 1620 senesine ayit Nüfus kayıtı yine uyuşmaktadır. 1400 ile 1620 senesi arasında ki fark aşağı yukarı 200 sene dir.


Aşağıda bulunan bilgiler Hamza Aksüt ‘’ Anadolu Aleviliğinin Sosyal ve Coğrafi Kökenleri s.328-329’’ısimli kitabın dan alınmıştır.


Merzirme, Osmanlı belgelerinde Merzume, Merzeme bi-çimlerinde yazılmıştır.

1520 ve 1530 yazımlarında Merzirme, Arguvan nahiyesi sınırları içinde 10 hane +1=11 vergi nüfuslu küçük bir köydü. Köyde imam yoktu.

1547'de Merzirme, 15 hane + 4 mücerred= 19 vergi nü-fusluydu.658

1560 yazımında köyün vergi nüfusu 21 hane + 16 mücerred = 37 olarak kayıtlıdır. Bu son yazımda köy nüfusu-nun iki kat arttığı görülmektedir.

Köy, Malatya yöneticisinin “hass”ıdır. Buğday, arpa, darı ekilen köyde az bir miktar meyve ağacı da bulunduğu an-laşılmaktadır. Halkın ödediği yıllık vergi ve harçlar toplamı, 4.882 akçadır.659’’659 –KDMTD

 

Çarşamba, 22 Temmuz 2009 22:43 tarihinde güncellendi
 

Giriş Formu



Paylaş

Facebook MySpace Twitter Digg Delicious Stumbleupon Google Bookmarks RSS Feed 

Beni Twitter`da takip et

bottom

Temel Güç Joomla!. Designed by: Joomla Theme, what is multiple dns. Valid XHTML and CSS.

Bu sitede kullanılan yazılar, resimler veya görüntüler izin alınmadan KOPYALANAMAZ veya KULLANILAMAZ.
Copyrights © 2012 WWW.SAHİBRAHİMVELİ.COM, Tüm hakları saklıdır.