top
logo

English Arabic German Turkish Persian

Hekimhan Mezirme Köyünün Manevi Zenginliği PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 20 Ekim 2007 20:02

HEZENGİNLİĞİ  KİMHAN MEZİRME ( BALLIKAYA ) KÖYÜNÜ MANEVİ                                                                                                  

Bu köyümüze iki velinin köye gelip (Karadirek) tekkesini halka mabet olarak eser bıraktıkları için ziyarete açılarak kutsallaşıp yüz sürülen saygınlığını yücelten bir belde sayılmıştır.

Köyümüzü çepe çevre köylerden manevi şöhreti yücelten farklılıklar şüphesiz iki velinin köye uğrayarak bıraktıkları mabedin olusudur.
2. veliden Murat: Birisi 1402 yıllarında köye gelip çevre insanların ıkrara bağlayan Şah İbrahim Velidir 2. ise Şah Veli 1560 yıllarında büyük dedesi Şah İbrahim'in yaptırdığı mabede uğrayarak hayli zaman kalmış ve evlenmiş.Şah Hüseyin adında bir evladı olmuş.Şah Hüseyin'in de 3 evladı olmuş.İbrahim, İsmail ve Mustafa soy böyle gelerek kabilelere ayrılarak seyit evlatları Mezirme(Ballıkaya) köyünü mesken edinmişler.

Eski Köy içinde bulunan sefil sergen olan toprak bina Karadirek Tekkesi.

1994 yılına kadar eski köyde kaldı.Ancak 1994 yılında kurulan Ballıkaya kalkındırma güzelleştirme derneğinin oluşması Karadirek'in eski yerinden kaldırılmasını hareketlendirdi.Kurulan derneğin baskanlığına Hüseyin Yılmaz getirildi.Asil üyeliğe "Mehmet Öztürk, Abidin Koç, Mehmet Çelik, Mahmut Öztürk" olmak üzere kurulan bu 5 asil üyeler karar yazarak Karadirek Tekkesinin eşiğine bir kurban kesildi.Bu mübarek kutsal mabedi yerinden kaldırarak yeni yapılan köye sosyal konutların kenarına islimlaktaki gösterilen yere kuruldu.Bu mabedin Ballıkaya köyünde olması köyün bel kemiği olmuştur.Manevi bakımdan büyük kudret ve kuvvettir.Ikrara baglı olan talip ve muhiplerimizin hac ve tavaf makamıdır.Erlerin nazargahı kutsal bir beldedir.Kutsal bir dergahdır.
Kişi kendini bilirse, özünü tanırsa ceddi alası Şah İbrahim nazargahıdır.Bütün hizmetleri yüklenip yemekhanesinde yenilip içilmesi kurbanların kasaphanede kesilmesi mutfaklarda yiyecek erzakların bulunup yapılması işlerini üstlenmiştir.Seven ve ıkrarını unutmayan insanlarımıza hayırlı uğurlu olsun.

Yazan Mehmet Çelik Dede.Yardım Bizden.Bütün taliplerimize Allahtan mafiret dilerim.

MEZİRME KÖYNÜN MANEVİ ZENGİNLİĞİ, ŞÖHRETİNİ YÜKSELTEN ŞİİR.

Şah İbrahim dergahı belli nazarı
Dertlilere derman olan Mezirme
Arifler aşıklar beyan pazarı
Şöhreti dillerde olan Mezirme.

Katar katar ziyaretçisi geliyor
Koyun kuzu irfanında yeniyor
İhlaslı gelenler şifa buluyor
Cansızlara canlar olan Mezirme.

Karadirek nişandır gerçek veliden
Severiz gerçeği canı gönülden
Aslımız geliyor o yüce soydan
Aslı nesli pak olan Mezirme.

Atalar doğru yolu sere gelmişler
Çevre yana rahmet nuru saçmışlar
Eli ele verip hakkı bulmuşlar
İnsanlığa rehber olan Mezirme.

Ballıkaya'sının balı akınca
Koyun kuzu yaylalara çıkınca
Gülü, reyhanı mor menekşe açınca
Burcu burcu gülü kokar Mezirme.

Gevheri yemenli kalem elinde
Arzuhal yazardı hakkın yolunda
Sefil Mehmet derki halkın dilinde
Dertlilere derman olan Mezirme.

Mehmet Çelik Dede ( Sefil Mehmet)

--------------------------------------------------------------------------------

ALEVİ CEM KAİDELERİ VE TÖRELERİ ON İKİ HİZMET YOLU

Anlayıp kabul edenlere;
De ki, bilenlerle bilmeyenler bir olurmu? Ancak akıl sahipleri öğüt kabul eder, ibret alırlar.(Zümer suresi 9.ayet)
Kendisini arındıran kurtuluşa ermiştir.(Sems suresi 9.ayet)
Hayat: İnanmak ve mucadele etmektir.
Alevilik; uçsuz bucaksız, tükenmeyen engin bie sevgi denizidir.
Alevilik; alçak gönüllülüğün, dürüstlüğün, şerefin zararsız bir insan olmanın okulu, cem evinin pirlerin taliplerine edep, erkan eğitim yeridir.
Şahatayım abalık
Bu yolda olmaz kabalık
Denizden bir su alki
Ne su duysun ne balık

Açıklama: Deniz mürşidin dilinden dökülen kevser suyu ilimdir, uyandırıcı, aydınlatıcı, irşad edicidir.
(El kalbi mümine beytullah) yani Allahın eci müminin kalbidir.
(El kalbi mümin arşullah) müminin kalbi Allah köşküdür.
Dahi bu manayadır ki onun Allah'ın aynısıdır, mealinde, buyurur; Hazreti Resulün mübarek hadisleri mümin kalbi miratullah.Yani ayaklı Kur'an dır.


Bu kitabı yazmaya başladığımızda en büyük hukuk alimi gerçek bulduğumuz,NEHC'ÜL-BELAGA kitabından Hz.Ali'nin hutbeleri,emirleri mektupları,hikmet ve vecizelerinde Kur'an-ı Kerim'i ve Resullahı tasdik ederek ayetleri tahlil ve izah etmiş.Neyin yapılacagını,neyin yapılamayacağını hangi ayet nesuh,hangi ayet mensuh bunların yerine gelen ayetleri ayrı ayrı yazarak bizleri aydınlatmaya çalışmış ve sözleriyle hikmeti arayın bulundun diye öğüt vermiştir.

Hz.Ali buyuruyor ki;
"Bir hikmet ve hakikatı bulamk müminler için en büyük ganimettir."

Seyit Nesimi Sultan Hazretleride bir nefesinde der ki:
"Ey Nesimi, can Nesimi, bilki hak aynındadır.
Bunca ümmetim vebali ülema boynundadır."

Bu gizli kalmış hikmet ve hakikatlerin halka duyurmanın vebali ülema boynundadır.

Hikmet ve hakikatlerin gizlenmesi ve hatta tahrip edilmesi karşısına vicdanların susması kusurdur ve ayıp sayılır.Artık milletin hükümdarlığını tepeleyebilmek için halkı köle gibi kullanmak için milleti maarif nurundan mahrum edenlerin zamanı geçti.Şimdi nöbet Cumhuriyette.Ve hakimiyeti milliyedir.Eski şeyleri satanların nöbeti ve zamabı geçti, biz şimdi yeni şeyleri satıyoruz.Kendi pazarımıza dönelim.Bu pazar AHTI peyman ve ikrar imanıdır.Hatayı Sultan bir beyitinde: "İkrarına kec bakandan bezerim." yani hor bakma insanın kendisini bilmemesi, ikrarını boşlamasıdı.Kamil insan kendini ve ikrarını kaybetmez var kuvvetiyle ikrarına insanlığın yücelmesine sarılır.
Çünkü Hz. Peygamber buyuruyorki: " Kim kendini bildi, büyük rabbini bildi.Kim kendini bilmedi ise rabbini bilmedi." Kendini bilmeyen, başkasını bilemez.

 

YOLUN GİZLİ KALMASI


Sayın Okuyucularımız, 12 Hizmet yol süreç adı altında olan cem törelerimiz nice yüzyıllardan her ne kadar günümüze dek gelmiş ise de, zalimlerin zulmünden, gizli perde altında yapılarak geldiğinden hem bize hem yolumuza zıt giden, tahrikçiler, iftirelar, garezler, tohmetler, yaptıysalarda alemi nurla aydınlatan, Muhammed Ali'nin kurdğu kırklar cemi ve yolda safsata ve kötülük olmayan hak divanı mahkemeler üstü bir muhakeme'dir ki: insanlar vicdan mahkemesi içinde bulunarak, pir divanı mansur darında, rabbini rızasını kazanmak için pirin şu sözlerini dinler:
Ey talip : ALDINSA VER, DÖKDÜNSE DOLDUR, AĞLATTINSA GÜLDÜR, GÇNÜL YIKTINSA YAP, KUSURLARIN VARSA ÖZÜR DİLE.
İşte bu beş temel unsur yolumuzun ilkesi ve anayasa niteliğini taşır.Bu buyruğu kabul eden insan bu dünyada ve cem evinde pir ve irfan meclisinde, yargılanarak insan haklarını yerine getirir, barış yapılır, işte rızalaşma yeri burasıdır.Ahirette sorumluluk koymayan cem törelerinde bulunan tarikat kuralları ve mahkemesidir.
İşte Muhammed Ali'nin kurduğu kırklar cemi bir manevi okuldur.
Demokrasinin eşitliğin ve insan haklarının ve barışın temeli burada atılmıştır.


Mehmet Çelik Dede

------------------------------------------------------------------------------

ÖZGEÇMİŞİM

1934'de Hekimhan'ın (Mezirme) Ballıkaya köyünde doğgum.Babam Ali anam Zeliha'dır.İlkokulu köyümde bitirdim.(İmam Musa Kazım soyundan yirmi beşinci torunu olan Şah İbrahim Veli Ocağındanım).

Köyümüzdeki Kara Direk tekkesi, irfan meclisinde yapılan aynı erkan yol kültürüne gönül verdim.Bu kabiliyet ve zeka kavramıyla feyiz aldım.

Yaratılış, vücut yapımında duygularımda okuma hevesi vardır, dini kitapları devamlı okudum, aşıklık geleneğini getirip öğrendim, ilmin maddelerine girdim aşıkn deryasına daldım 20 yaşlarımdan itibaren şiir yazmaya başladım, hala devam ediyorum.

Dedelik görevime 32 yaşında başladım.Bu zamana kadar gerek dini ilme gerek aşılık bilgisini öğrendim.dedelik çoğu zaman zakirliğe ihtiyaç gerektirdiğinden her ikisini birlikte yapıyorum.
40 yaşıma doğru Peygamberler tarihini kısası embia kitaplarında araştırmalar yaparak Adem peygamberden hatem peygamber Muhammed A.S'a kadar gelen soyun kaleme aldımç50 cm eni 90 cm uzunluğu ebadından olan pafya (secreyi embia) ismi koydum .İkinci secereyi ehlibeyt, aynı ebatta olan secereleri ozalite makinasinda 100 adet çektirilip isteyen meraklılarına verdim.Aşık olarak Yunus Emre ve Nasrettin hoca yarışmalarına yazmış olduğum şiirlerde mansiyom ödülü kazandım.
Şimdilik dedelik görevimle sınırlıyım
Çocuklarımı okutmak için 1975 de Malatya'ya göçtüm.Dört çocuğum var tümü okudu. Şimdi köyümde oturuyorum.
Aydın,Denizli,İzmir,Sivas,Tokat,Amasya,Ankara,İstanbul gibi illere sık sık giderim.Bunun yanı sıra Ardahan-Damalı köyüne gidip irşat görevimi yerine getirmeye çalışıyorum.İstikametimi hiç bozmadım.Değişiklik olmadı.Tuttuğum yolu bırakmadım.Muhammed Ali'nin kurduğu 12 hizmet yoluna hizmetimi hak kısmet ederse son nefesime kadar sürdüreceğim.

Haktan indi ceddi alama yazılı kitap
Kur'anı azimişan oldu rehberimiz
Hakka davet eyleriz her kişiyi
Ceddimiz irşadıdır irşadımız

Hizmet bizden, Tevfik Allah'dan

-------------------------------------------------------------------------------

MANSİYON ÖDÜLÜ ALDIĞIM ŞİİRLER

HAK ŞAİRİ

Hak nazar eylemiş Aşık Yunus'a
İlhamı haktandır Yunus Emre'nin
Aşk ile örülmüş onun yuvası
Sözler pınarolmuş Yunus Emre'nin

Özüyle sözüyle hem demokrasi
Doğruluk fazilet onun aynası
Asırlar elinde geliyor sesi
Aşıklar sazında Yunu Emre'nin

Biz fikir adamı belli sözünde
İnsanlığı gösterirdi özünde
Biz gidelim o şarin özünde
Rehberliği kabul Yunus Emre'nin

Şairlere vermiyordu sırayı
Gönülde sildi kin kibri karayı
Yanar aşk çırası hakkı arayı
Aydınlık kalbinde Yunus Emre'nin

Eşitlik kardeşlikti tüm amacı
Ayrım yapmaz severdi kardeşi bacı
Gece gündüz Allahına duacı
Müminlik şanında Yunus Emre'nin

Taptuk emredende aldı bir ışık
Özünü bağladı hem oldu ışık
İlim ona o ilme yapışık
İyi niyeti var Yunus Emre'nin

Sefil Mehmet söyler Yunus'a sözü
Yaşlamı boyunca o güler yüzü
Hakka bağlamıştır Türklüğün özü
Özü Türk sözü Türk Yunus Emre'nin.

-------------------------------------------------------------------------------

NASRETTİN HOCANIN MİZAHLARI

Bir kişi hocan eşek istedi
Hoca cevap verdi eşek yok dedi
Ahırdan haberle eşek ses verdi
Eşeğe bakma bana inan dedi

Hoca geldi göl kenarın gezmeye
Başladı göle damızlık çalmaya
Görenler başladı hemen gülmeye
İş bu damızlık tutarsa dedi

Günlerden birinde şehre gidiyordu
Çocuklar toplanıp herşey istiyor
Bir çokcuk düdük parası verdi
Para veren düdüğü çalar dedi

Komşu birgun urgan ip dedi
Hoca Be'can ipe un serdim dedi
Komşu ipe un serilmez ya dedi
Hoca gönlün olmazsa serilir dedi

Hoca oğluna git su getir dedi
Destiyi vererek bir tokat vurdu
Vatandaş hocadan vuruşun sordu
Hoca kırmadan vurmak doğru dedi

Hoca su kuyusunun başına vardı
O Ay'ın kuyuya düştüğüne gördü
Çıkrık ipi kopup sırt üstü yattı
Ayı gökte gördü çıkardım dedi

Bu sırada yol düz tarlaya girdi
Ceviz ağacının altına durdu
Tevek arasında karpuzu gördü
Şu zayıf otta ne büyüklük dedi

Hoca cevize baktı meyve ufak
Teveğe bir baktı meyve çok büyük
Bunlar birbirine olmadı layık
Hoca fikre daldı ne iş dedi

İşte Hoca böyle Hikmet aradı
Karpuz büyük cevizi ufak buldu
Daldan ceviz düşüp burnuna vurdu
Yarab sen yanlış iş yapmazsın dedi

Sefil Mehmet eleştir sen hocayı
Sözlerini eder yoksulu bayı
Sende söyle onu gezme hevayı
Bizleri ananlar şad olsun.

Salı, 14 Temmuz 2009 10:04 tarihinde güncellendi
 

Giriş Formu



Paylaş

Facebook MySpace Twitter Digg Delicious Stumbleupon Google Bookmarks RSS Feed 

Beni Twitter`da takip et

bottom

Temel Güç Joomla!. Designed by: Joomla Theme, what is multiple dns. Valid XHTML and CSS.

Bu sitede kullanılan yazılar, resimler veya görüntüler izin alınmadan KOPYALANAMAZ veya KULLANILAMAZ.
Copyrights © 2012 WWW.SAHİBRAHİMVELİ.COM, Tüm hakları saklıdır.