| Şah İbrahim Veli'nin Kimliğine Dair 1 |
|
|
|
| Çarşamba, 21 Mayıs 2008 10:35 | |||
|
Ali AKIN Malesef gerek basın gerekse Tv medyaların da olsun, Şah İbrahim Veli Ocağı Pirinin kimliği hakkında sürekli yanlış
Yazılanların ne eni,ne boyu ne de astarı vardır. Bu konunun çarpıtılmasında gaye nedir diye soracak olursak. Birincisi 500 yıldan beri süregelen Osmanlı-Alevi Kızılbaş meselesidir.Ortaya atılan asılsız iddialar ve yalanlardır.Bu yalanlar doğrultusunda bir kılıf hazırlanmıştır..Alevi tarihini arap saçı haline getiren menkıbeler yazılmış,Birincisi önce Hacı Bektaş'a mal edilen sahte ve yalan probogandası Velayetname,diğeri Karmaşık hale getirilen Karadeniz Kitabıdır. Alevi Kızılbaş tarihi ve düzeni bu kılıfa göre uydurulmuş ve etkisini göstermiştir. Velayetname kitabını yazmakla Alevilerin yolu sapote edilmiştir. O Buyruklar ki, Dedelerimizin canla başla korudukları, günümüze getirdikleri, Şeyh Safi Buyruk'u dur.
39 İmdi bir kişi bunca farzlardan düşmüş ola, ana derman yokdur. O talib, derfah-ı hazret-i hünkara varub özin mürşide yetire. Eger mürşid kabul iderse rehber dahi kabul ider. Ve eger mürşid kabul itmezse rehber dahi kabul itmez ve eger mürşid kabul itmezse anın cümle malı miras olur. Ol talibin cümle malın hisab idüb beşte birin rehber ve yedide birin halifeye on ikide birin evliyaya nezir alalar. doksan dokuz tarik urub doksan dokuz akçe tercüman alalar. örnek 2 İmdi eger halife ve mürebbi ve rehber özin dergah-ı hünkarda mürşid ileşdirub icazet almadukça cümle yediği içdiği haramdur. Ve çekdügi makbul degildir. Ve seccade üstünde oturmak reva değildir
Dede Garkın Menkıbesi kaynak olarak gösterilip,kulaktan duyma bilgilerle Ocağımız, Şeyh İbrahim Hacı Ocağı olarak tanıtılmaya çalışılmaktadır. Hamza Aksüt'de Veli’ sıfatlı bir Piri Dede Garkın ocağının halifesi yaparak Şah ve Veli ünvanını da silme çabasını sürdürmektedir.Bu konuda söz konusu kanaldan defalarca söz hakkı istenildiği halde eleştirilerimiz göz ardı edilerek istemimiz dikkate alınmadığı gibi Tv kanalı bununla da yetinmeyip Dede Garkın Ocağı üyesini konuk etmiş, bu kişi de Hamza Aksüt'ün görüşü doğrultusunda Şah İbrahim Veli Ocağı ile Ali Seydi Ocağını Dede Garkın Ocağına bağlamıştır.Oysa, aynı Ocak üyesi Ahmet Rıza Kargın Dede, Seyit Ali Sultan ( nam-ı diğer Kızıl Deli ) ki onların eli de Dede Garkın'dadır demektedir. ( bkz: Rahime Kışlal, Ali Yeşilyurt-Dede Kargın Şiirler s.126) Bu durumda Hamza Aksüt'ün, Şah İbrahim Veli Ocağının musahibi Ali Seydi Ocağıdır.Ali Seydi Ocağının Piri Dede Garkın Ocağıdır.Bu durumda Şah İbrahim veli Ocağının Piri de Dede Garkın Ocağı olmak zorundadır.Görüşü doğru değildir.Çünkü Ali Seydi ile Seyit Ali karmaşıklığını, Dede Ocakları statüsü yöntemini kullanarak çözmeye çalışmaktadır. Oysa, kendisininde belirttiği gibi bu yöntem pek güvenilir değildir.Zira Ali Seydi Ocağı üyeleri, Ali Seydili yani Seyit Ali Sultan (Kızıl Deli ) Ocağından olduklarını söylemekte,ahiret kardeşlerinin Şah İbrahim Veli Ocağı olduğu konusunda görüş birliği içinde bulunmaktadırlar.(bkz: Hamza Aksüt,Ali Seydi ve Seyit Ali Ocakları, G.Ü.H.B.V.A.D. sayı 31.Ayhan Aydın,Erenler Bahçesi,baskı:Aspaş-İstanbul 2003 s.53-54.Mehmet Şahin Dede) İsmin Şah İbrahim Veli Aşıki;''Sultan Şah İbrahim Veli Sultan'ın'' bağlamalı deyişinin son dörtlüğünde: Aşıki'de kapısının kuludur. Sefil Öksüz'de;''Medet Şah İbrahim medet'' bağlamalı deyişinde:
(Aleviliğin oluşum sürecinde temel kurumların ortaya çıkışı ve Türkmen toplulukları -2) ''HASAN BEKTAŞ (Alevi Dedesi)- Çorum’un Evcil Kışla Çağşak köyündenim. Şah İbrahim Veli Ocağı diyorlar; ama biz de doğru dürüst bilmediğimiz için, bir soru yönelteceğim. Şah İbrahim Veli’nin nerede yattığını bilmiyorum. Onu öğrenmek istiyorum. Benim annem 88 yaşında. Belki daha fazla, ama biz 88 diyoruz. Eskiden, 10 yaşındayken nüfusa alıyorlarmış. Anneme bazı sorular sorduğum zaman, “Şah İbrahim postuna Dede Garkınlar oturmaz, ama Şah İbrahimliler Dede Garkın postuna oturuyorlar ve oturmalarını da söylüyorlar.” Bir de bunun nedenini anlamak isterim. HAMZA AKSÜT- Dedem, şöyle bir durum var: .....Ben ne diyorum? Şeyh İbrahim Hacı demek, İbrahim Hacı topluluğunun şeyhi demektir. Dede Garkın Velayetnâmesini yazan Seyyid Ednai, belki de kendi atası Dede Garkın’ı yüceltmek için böyle bir şey yazmış olabilir. Hacı Bektaş Velayetnâmesi de değişik kaygılarla pirini yüceltmek için böyle yazmış diyebiliriz''.
Dipnotlar:
www.sahibrahimveli.com
|
|||
| Cuma, 02 Aralık 2011 14:13 tarihinde güncellendi |
Giriş Formu
Etiketler





