YAKTI DA GİTTİ
Bir zalim yetkili fırsat yoksulu
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti
Ehlibeyt düşmanı kendi azılı
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti
Size bildireyim ben bu izahı
Haksıza kalır mı mazlumun ahı
Şah İbrahim Veli’nin nazargahı
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti
Temeli söktüler kökten yok oldu
Ağaç mertek karakola çekildi
Çalgın oldu eli kolu tutuldu
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti
Bu tekkede nice gülbank çekildi
Kurbanlar kesildi yemek döküldü
Elinde asası dergahtan geldi
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti
Hakareti duyan köylü ağladı
Mezirme Mihayil kara bağladı
Tercüman kesildi ortada kaldı
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti
Ne çare yazılan gelirmiş başa
Ağıt sedaları çıkmıştı arşa
Ela gözlü şahım gele yetişe
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti
Gözü yaşlı BALI fikrimden gitmez
Cahile doğru söz asla kar etmez
Hak intikam alır tereddüt etmez
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti
Âşık Balı ALTIN (1907–1980)
BU SENE
Vali paşa geldi temeli attı
Köyü yapacağnı bize vaat etti
Yaradan Mevlam da buna el kattı
Ballıkaya’m köy kuruyor bu sene
Aydın Beğ derler de pilan cızıyı
Katipler oturmuş yazı yazıyı
Mütahitler temelleri kazıyı
Ballıkaya’m köy kuruyor bu sene
Evleri de sıralandı düzüldü
Numaralar siyah yazı yazıldı
Numarayı çeken yola düzüldü
Ballıkaya’m köy kuruyor bu sene
Eşitlik neyidi biz de bilmezdik
Her zaman ağlardık hiç de gülmezdik
Ürüyada bu binayı görmezdik
Devlet baba ev veriyor bu sene
Dikin bahçanıza güller de bite
Kona dallarında bülbüller öte
Yaradan da carımıza o yete
Geldi çattı carımıza bu sene
Ballıkaya’nın da kekliği öttü
Evler konakladı bacalat tüttü
Ballıkaya’nın kederi bitti
Ballıkayam köy kuruyor bu sene
Ballıkaya’nın da arısı kalkar
Kuduret balı da kayadan akar
Elektirikçiler eşeğe yakar
Işık verir şavık verir bu sene
Pir Sultan Dağının nergizi çıkar
Yaylanın suyu da köye de akar
Ballıkaya’nın da gülleri kokar
Ballıkaya’m gül deriyi bu sene
Abidin ÇELİK de şarkın başarır
Su gelince çayır çimen yeşerir
Kayım bağla atın kırat boşanır
Çayır verdi çimen verdi bu sene
1987-Ballıkaya
Abidin ÇELİK (1912-2001)
ZİYARET
Ya Allah deyip düşünce yola,
Ziyarete geldim dedeler sizi,
Olam kapınıza hizmetçi, köle,
Ziyarete geldim dedeler sizi.
Geçidi yok idi Avşar Çayının,
Kemliği olur mu Ali soyunun,
Aşkı niyazı var Eymir Köyünün,
Ziyarete geldim dedeler sizi.
Fazla gördüm boz armudun karını,
Aşılıktan Ballıkaya görünür,
Ziyaret eyledim Pirler Pirini,
Ziyarete geldim dedeler sizi.
Başpınar suyunu çağlayı gördüm,
Hakkı zikreyleyip dilde ivirdim,
Çifte kubbelerde selavat verdim,
Ziyarete geldim dedeler sizi.
Aşık Bektaş der ki biçare naçar,
Dünya zahmetine olmuşum duçar,
Bir gün olur, ecel şerbetin içer,
Ziyarete geldim dedeler sizi.
Âşık Bektaş KAYMAZ (1919-1978)
KÖYÜM
Ballıkaya’sına vermiş belini
Bahçesi bağları sıralı köyüm
Anam sende bekler benim yolumu
Kaysısı elması dolalı köyüm
Kaysıların her tarafta ün almış
Çevre yanın bahçe ile donanmış
Şu gönlüm bağını sanki har almış
Bildim senden ayrı kalalı köyüm
Serviler uzanmış göğe değecek
Güzellerin vardır gönül verecek
Harap evlerin bir gün onacak
Bakılsa her derdin çareli köyüm
Kazan Hekimhan’dır adın Mezirme
İlim Malatya gel bana sorma
Dikilse yetişir her türlü meyve
Her işin birine sıralı köyüm
Cevizlerin vardır yüz on senelik
Görünce etinden ayrılır kemik
Hasan EROL sana olaydı konuk
Bir daha yüzünü göreydim köyüm
Hasan ÖZEROL (Hekimhan-Ballıkaya 1934)
1954
MEDET ŞEYH İBRAHİM VELİ GEL YETİŞ
Benden selam söylen o ulu zata
Selamım makbulse dergaha kata
Her an çağırırım carıma yete
Medet Şeyh İbrahim Veli gel yetiş
Günahkar bir kulum mürvete geldim
Cümle günahımla divana durdum
Göster cemalini ya pir inandım
Medet Şeyh İbrahim Veli gel yetiş
Hak gül hak olmuşsun cemalin gördüm
Mezirme köyünde yüzümü sürdüm
Kabe Beytullahtan bir nişan gördüm
Medet Şeyh İbrahim Veli gel yetiş
Umarım ki Balım Sultan Ali’sin
Düşmüşlerin kanadısın kolusun
Pirim Hünkar Hacı Bektaş Velisin
Medet Şeyh İbrahim Veli gel yetiş
1991
Selver AKSU (Hekimhan-Darıyeri 1936)
AHA YAŞAMIMIZ
BALLIKAYA
Kentlerden çok uzaklarda bir köy
İsli ışıklar aydınlatır gecelerimizi
Hasanların Fatmaların ve Alilerin
İtmeyen acıları gömülür gecelere
geceler uzar
SABAH
İt ulumalarıyla başlar
Ve sarı yüzleriyle çocukların
İşbaşı yaparlar bir bölük tarlada
Ellerinde orak
Gözlerinde umut
BALLIKAYA
Kentlerden çok uzaklarda bir köy
Yoksul kişilerin doldurduğu
Sümüklü İsmail Ağaların köyü
Irazcaların köyü
Ballıkaya bir ağıttır bitimsiz...
Ahmet ÖZTÜRK (Hekimhan-Ballıkaya 1943)
İzbe Bir Gece Sonunda, s.8
BİZİM KÖY
Bizim köyde yağmur boran kar vardır
Avşar çayı bozbulanık sel vardır
Dermanı gizlenmiş türlü dert vardır
Dertlilere yoldaş oldu bizim köy
Ballıkayasından balı akmıyor
İnsanları gam yüklüdür gülmüyor
Yıllar var ki unutulmuş bilmiyor
Dertlilere yoldaş oldu bizim köy
Severler insanı canı gönülden
Beyler hiç anlamaz onun dilinden
Geçilmiyor Bozarmıt’ın yolundan
Dertlilere yoldaş oldu bizim köy
Ekinsiz tarlada susuz ovada
Ağacı kurumuş meyvesiz bağda
Yiğitler yanında haklı kavgada
HÜSEYİN’e yoldaş oldu bizim köy
Hüseyin BAŞARAN (Hekimhan-Ballıkaya 1950)
Sıcak Güneş, 1974
BEN GEZEYIM BU YERLERI
Alaçayır güzel yayla
Koyak’ta davar yayıla
Derelerden suyun ala
Ben gezeyim bu yerleri
Kayalar var kale gibi
Ormanlıktır Kayadibi
Çetin yer Darıderesi
Ben gezeyim bu yerleri
Ballıkaya koca kaya
Kayabaşı yukarıda
Barık’ta Büyük Mağara
Ben gezeyim bu yerleri
İkiağızlı iki katlı
Akpınar’ın suyu tatlı
Başka bir kaya Kurşaklı
Ben gezeyim bu yerleri
Böğürme ormanlık oldu
Yaban domuzları doldu
Kayalar geyikler yurdu
Ben gezeyim bu yerleri
Her yanda kaysı bahçesi
Artar köylümün neşesi
Çıkar aşıkların sesi
Ben gezeyim bu yerleri
Telsiz telefon kuruldu
İyi kötü bir yol’oldu
Köyüm yeniden kuruldu
Ben gezeyim bu yerleri
Gelin görün buraları
Yine de var sorunları
ÖZEROL yazar bunları
Ben gezeyim bu yerleri
SİZ DE GEZİN BU YERLERİ
Süleyman ÖZEROL (Hekimhan-Ballıkaya 1953 )8 Eylül 1985 Hamle gazetesinin Malatya Kayısı Festivali Özel Sayısında (Temmuz 1988) Ballıkaya’yı tanıtıcı yazıyla birlikte yayınlanmıştır.
BIZIM KÖYLÜLER
Ballıkaya derler köyümüzün adına
Doyulmaz yoğurdunun kaymağının tadına
Atına malına davarına
İyi bakarlar bizim köylüler
Alaçayır koymuşlar yaylamızın adını
Ballıkayasından akan tatlı balını
Kaynaklarından çıkan soğuk suyunu
İyi kullanırlar bizim köylüler
Yokuştur Ağtarla’nın yolu
Kayısı dersen bizim köyde dolu
Yerlere değiyor elmanın dalı
İslim yaparlar bizim köylüler
SEZER köyünü anlatır
Hepsini bir bir söyletir
Çiçekleri mest eyletir
Ağaçseverdir bizim köylüler
Hamza SEZER (Havza, 1954)
25 Nisan 1967 – Akçadağ (Şiir yarışmasında 2. olmuştur)
YIKIL DEMEM BALLIKAYA
Yıkıl demem Ballıkaya
İçinde sevdiğim kaldı
Şen olasın Ballıkaya
İçinde gençliğim kaldı
Bahçelerin harmanların
Yeşil buğday tarlaların
Ay ışığı gecelerin
Yıkık toprak damların
Şimdi nerde Ballıkaya
Niceleri gelip geçti
Konaklayıp suyun içti
Onlar toprak sen ayakta
Bekler seni Ballıkaya
Şah İbrahim Şah Veliler
Sana yüz süren erenler
Sende çok şifa bulanlar
Şimdi nerde Ballıkaya
Ballıkaya şaşmam diyor
Sevdiğini vermem diyor
Bende çok canlar yatıyor
Yürü şen ol Ballıkaya
Nurullah EROL (Hekimhan-Ballıkaya 1956)
Ağustos 1983 Ballıkaya
MALATYA’NIN ERENLERİ
Mezirme'de yatar pirlerin piri
Horasan’dan gelen Vayloyu gördüm
Karşı köyde yatar alimin biri
Hasan dede Tame ebeyi gördüm
Abuseyf Dede karşı köyün fidanı
Hüseyin Sazak sürdürüyor bedeni
Unutmayın içimizden gideni
Abuzer’in elinde yabayı gördüm
Tanımak istersen beni, bana sor
Şah Hüseyin’de yanar ateş ile kor
Ali Dede artık senin işin zor
Kılı ziyaretinde obayı gördüm
Hasan Basri tanır yiğidi merdi
Zeynel Abidin de sarıyor derdi
Ocağına giden sırrına erdi
Ana kucağında bebeyi gördüm
Hasan Dede Hacım Sultan soyunda
Kalender Haydar’ın içtim suyunda
Babo Dede yatar güvenç köyünde
Molla Bektaş Sadık Baba’yı gördüm
Vaylo ocağına ben de vurgunum
Kendimi bileli zaten yorgunum
Zeki‘m bu dünyaya artık dargınım
Basaklı Seyit’ten abayı gördüm
Zeki YILDIRIM (Hekimhan-Saz 1958)
H. Ozanları Şiir Antolojisi
Beyni doymayanın karnı doysa ki ne olur?